DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Çok Bulutlu
5°C
İzmir
5°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
6°C
Salı Az Bulutlu
6°C
Çarşamba Az Bulutlu
8°C
Perşembe Açık
10°C

Aylin AÇİN

Yönetmen / Senarist

    İzmir Depremi!

    06.11.2022 00:10 | Son Güncellenme: 06.11.2022 12:36
    A+
    A-

    Gökyüzü doğum sancılarına benzeyen bir acının içindeydi sanki…

    Yer yüzünün gök yüzüne karıştığı andı belki, bir gürültü ortalık kıyamet yeri, çığlıkların duvar çatırtıları arasına karışıp, gömüldüğü zamandı!

    Uyku ile uyanıklık arası anımsadığım, beni uykudan uyandıran korkunç bir dev alıp yataktan yere fırlattı, bir kabus mu bu? Hala uyuyor muydum yoksa? Bir güç, bütün yatağı ve koca binayı ve de tüm muhiti top yekûn parmağında sallayıp bizi ölümün ortasına terk etmiş gibiydi.

    Peki ya o gürültü? O gürültü neydi?
    Gökyüzü doğum sancılarına benzeyen bir acının içindeydi sanki…

    Yatağın üzerinde gözleri yarı açık, insan çığlıkları ve duvar çatırtıları arasında avazım çıktığınca yardım istemek için bağırdım, korkudan uyanıp kendini adeta göğüs kafesime zincirleyen kızımı tutarken yatağın üzerinden yere düşüp köşeye, duvar yıkılırsa belki yatağın bazası az acı çekmemizi sağlar diye oraya sığındık.

    Birkaç saniye daha sallandı. O arada sanki içerdeki tüm duvarlarda çatırtılar oluyor gibi duvarlar dillenmiş çığlık çığlığa, cenaze görmekten aciz gibi evet evet içerideki her şey yıkılmış olmalıydı, her şey!

    Sabah olmayacak ve biz bir daha bu kabustan uyanmayacaktık. Kim bilir cesedimiz kaç gün sonra yer yüzünde aydınlık ile karışacaktı. Ya sevdiklerimiz ailemiz, çok sevdiğimiz dostlarımız, boynuna sarılıp aşk naraları attığımız, birkaç saat öncesinde sımsıkı sarıldığımız insanlar? Onları bir daha göremeyecek olmak. Böyle bir tufanın ardından aklımıza ilk gelenler, ömür vermek istediklerimizin hepsini düşününce çok acıydı. Artık düşünmek için çok geç, ölmek için ise en erken saatlerdi. Birazdan duvar seslerinin arasına karışan insan sesleri daha keskin gelmeye başladı. Çığlık sesleri daha fazla; daha fazla kulak zarlarımın arasından geçip gidiyordu. Ben ne zamandan beri bu kadar iyi duyuyordum? Sallantı durmuştu, henüz ölmemiş olmak, bilincimin yerinde olması bir mucizeydi. İyice emin olmak istedim, biraz daha durup kapıya doğru, dizlerimin üzerinde, hala bir kabusun içinde olduğum düşüncesi ile devam ettim. İnsan dünyaya kaç kez gelir, kaç kez daha gözleri açık veda eder hayata?

    Saat 3:33 salondan sokağa bakan balkona yanaşıp, ışıkları yanan evleri, evlerini terk edip sokaklara dökülen insan suretleri ile karşı karşıya kalıp bir an derin bir nefes alıp sevdiklerimize sarılmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlıyor insan. Çalan telefon ve arayan tanıdık sesler, her duyuşta derin bir nefes alışımız, peki ya ulaşamadıklarımız? Diğer ucunda telefonun aynı korkular içinde durup ulaşmaya çalışırken ulaşamadıklarımız, anda yanımızda olsun diye dualar ettiğimiz insanlar, yanımızda olanlar. İnsan hayat ölüm arasındaki ince çizgide bir saat misali hep ileri hiç geri olmayan yaşamın kıyısında aslında.

    Yaşadığımız hiçbir an zaman misali geri gelmeyecek, anda yaşayıp yaşlanmalı insan. Uzun ve kabus dolu bir gecenin sonu, günün ilk ışıklarında dağılıp kırılmış eşyaların üzerine basıp geçerken, gecenin sancılı doğumunu güne karışırken izledim bu defa, tekrarı yoktu hiçbir anın ve günün!

    ETİKETLER:
    Yazarın Diğer Yazıları
    19.06.2022 13:42
    19.06.2022 13:41
    22.08.2022 00:27
    19.06.2022 13:40
    Yorumlar

    1. Metin dedi ki:

      Kalemine sağlık yine harika bir yazı olmuş

      1. Aylin Açin dedi ki:

        cansın..